MERİT INTERNATIONAL HOTELS & RESORTS & CASINO

HABERLER → TURİZM HER GEÇEN GÜN DAHA DA GELİŞİYOR

VOLKAN GAZETESİ - 2014-04-18

Bloomberg HT’da Ali Çağatay'ın sunduğu Ana Haberler Bülteni’ne konuk olan Merit Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar, Kuzey Kıbrıs turizminden otel yatırımla­rına, izolasyonlardan Ortadoğu pa­zarına yönelik faaliyetlerine kadar birçok konuyu aktardı.

Ali Çağatay; Kuzey Kıbrıs’ın en büyük ya­tırım grubusunuz. Toplam yatak kapasiteniz ve son odeliniz hakkında bilgi verir misiniz?

Reha Arar; Kıbrıs’taki en büyük turizm operasyonunu yönetiyoruz. Yatak kapasi­temiz 2.500. En son yatırımımız bu hafta açılan Royal Premium oldu. Royal Premium, Merit Royal Hotel'in ikinci bloğu. Merit Royal'e 14 yaşından büyüklerin almıyoruz. Bunun nedenini ise otelimizin daha çok casino içerikli olması ve otel misafirlerinin daha rahat edebilmesi. Ancak, Royal Pre­mium geniş alanlarıyla çocukların arzulaya­bilecekleri her şeyi bünyesinde barındırıyor. Merit Royal, SPA’sı ve A'la Carte restaurantlarıyla iddialı olurken Royal Premium’da, daha çok fast fooda yönelik, çocukların mutlu olacakları bölümlerden oluşuyor. Havuz bakımından da farklılıklar var. Royal Premium’da çocuk havuzları bulunuyor. Otellerimizin bünyesel özelliklerini de fark yaratarak tercihlerde alternatif yarattık. Merit Royal Premium'un odalarının Merit Royal'den daha lüks ve daha geniş. 270 ya­taklı Merit Royal Premium’da toplam 150 oda bulunmaktadır.

Ali Çağatay; Turizmde hep farklılıklar ya­ratıyorsunuz, ilkleri yapıyorsunuz. Örneğin, bir misafirimize 1 oda, 3 anahtar veriyorsu­nuz.

Reha Arar; Galiba insanlar günün sıkıntı­sından ve stresinden kurtulmak için otel­lerde buldukları mutlulukla pembe rengi arıyorlar. Kral dairenizi açtınız, beğendiniz. "Hadi ben şu deniz kenarında da bir krallık yapayım!" dediniz. Kendinize ait bir bunga­lovunuz var. Anahtarınız o kapıyı da açıyor. 3. anahtar ise, size özel olan SPA’nızın. Per­soneliniz sizi bekliyor. Bu şekilde 40'a yakın irili ufaklı kral dairelerimiz var. Kral daireleri­mizde oda sayısı 2 ile 7 arasında değişiyor. Fiyatları ise 1500-6000 € arasında değiş­kenlik gösteriyor. Bunların içinde o kadar gelişmişleri var ki, hizmetliler ayrı bir kapı­dan giriyor, misafirler ayrı bir yerden geçi­yor. Birbirlerini rahatsız etmiyor, birbirlerini görmüyorlar. İçten geçişli bir kral dairesi değil. Size hizmet verecek olan bir masöz sizi Türk hamamında bekliyor, hizmeti bi­tince ayrı bir kapıdan gidiyor. Gün geçtikçe konforun artışı insanları büyülüyor ve mutlu ediyor. Son zamanda Akdeniz çanağında yapılan otellere baktığınız zaman; bundan 10 yıl önce yapılan otellerden oda genişlik­leri bakımından daha büyük, konforu ölçü­lemez derecede yüksek ve insanları daha fazla mutlu etmeye yönelik olduklarını göz­lemliyoruz.

Ali Çağatay; Otel yatırımlarınız devam ediyor. En son Mercure Otel'i satın aldınız. Kimden Aldınız?

Reha Arar; Mercure Hotel'i Hamdi Akın’dan aldık. Aslında satın almadık. Kira­ladık. İsmi Merit Park Hotel oldu. 600 ya­taklı otelimizi şu an yeniliyoruz. Eskiden otelin talih oyunları salonunu işletiyorduk, şimdi tüm tesisi biz işletiyoruz.

Ali Çağatay; Sizi bir yılda üçüncü kez konuk ediyoruz. Her seferinde THY'nin izo­lasyonları aşacak en önemlikurum oldu­ğunu belirtiyorsunuz. Ama bir değişiklik olmuyor. Size hiç bu konuyla ilgili dönüş ol­muyor mu? Nedir bu durum?

Reha Arar; Ulaşım sıkıntısını aşmak için

Adana üzerinden bir çalışma başlattık. Bir miktar başarılı oldu. Bizim için önemli olan birinci bölge: Tahran, Ürdün, Amman, Beyrut ve Bakü. İkinci önemli bölge ise: Almata, Tiflis, İtalya, Fransa, Taşkent. Oralardan da gelecek olan turistler Kuzey Kıbrıs’ın arka bahçesinin misafirleri olabilir. Çünkü bu ül­kelerin Kuzey Kıbrıs gibi korunmuş doğası, tarihi ve gastronomisi ile bir arka bahçeleri yok. Özellikle vize rejimi konusunda Kıbrıs çok iyi bir enstrümandır. Biz kendi misafiri­mizi kendimiz getirmek zorundayız. Bu kadar çok yatağın dolması gerek. Biz halka açık bir kuruluşuz, belli mecburiyetlerimiz var. Kıbrıs'taki yatak kapasiteleri içindeki yerimiz %20. Eğer ulaşımı çözmezsek çok sıkıntı olur. Ulaşım ya anlaşma yoluyla çö­zülür ya da bir ara çözüme gidilmesi adına iyi niyet göstergesi olarak belli bir şeyler verilir. Karşılığında da Ercan Havalimanı uluslar arası trafiğe açınılabilir. Önce müza­kerecilerin bu konuya hassasiyet göster­mesi gerekiyor. Çünkü bugün bizim can damarımız Ercan Havalimanının uluslararası trafiğe açılmasıdır. Bunu çözdüğümüz anda Kıbrıs turizmi kanatlanır, bugün ki durumu­nun çok üstüne çıkar. Bunda da THY’ye büyük görev düşüyor. Çok başarılı bir hava­yolu şirketi olan THY, bu konuya eğilirse so­runlar ortadan kalkar. Maalesef şu ana kadar bu konuda olumlu bir dönüş alama­dık.

Ali Çağatay; Ortadoğu pazarına yatırımlar yaptığınızı biliyoruz. Ürdün’e gittiğiniz, yarın da Amman'a gideceksiniz. Nedir oradaki yatırımlarınız?

Reha Arar; Ortadoğu'da çok ciddi bir tanı­tım kampanyasına girdik. Bugün Beyrut Havalimanından şehre girerken Merit Royal sizi karşılıyor. Oradaki basın organlarında, medyada çok ciddi çalışmalar yaptık.

Önemli yatırımlar yaptık, ilanlar verdik, ül­kenin yüksek tirajlı gazeteleri bizimle rö­portaj yaptılar. Çalışmalarımız meyvelerini verdi. Merit'in bugün Beyrut'ta, çok ciddi bir tanınırlığı var. Mesela, bu hafta sonu 525 tane misafir bir Lübnanlı sanatçıyı dinlemek için Merit Royal’e geldi. Merit Crystal Cove'a geldi, Merit Park'a geldi. Merit Crystal Cove’un kongre merkezinde 4 saat o sa­natçıyı dinlediler, kendi ülkelerinde dinle­mesi zor olan bir sanatçıyı biz Crystal Cove'a getirdik. Fun üyelerinin hepsi de geldi. Şu an Ürdün ve Amman'dayız. Yarın akşam Amman’da büyük bir davet veriyo­ruz. Merit Royal'in filmini seyrettireceğiz, misafirlerimize Türk yemeklerini tattıraca­ğız. Merit Royal’in aşçıları Amman’a gitti, 3 gündür çalışıyorlar. Türk yemeklerini tanı­tacağız. Bizim birinci görevimiz Kıbrıs'ı ta­nıtmak, ikinci görevimiz Merit Otelleri'ni

tanıtmak. Aksi takdirde Kıbrıs’ta turizm yapmak zor. Bahrein, Kuveyt ve Katar’da çalışmalarımız var.

Ali Çağatay; Kuzey Kıbrıs’ın kalkınması için turizme dayalı bir ekonominin güçlen­mesi gerekir. Neler yapılabilir?

Reha Arar; Merit 20 milyon dolar vergi ödemiş Kıbrıs'ta. Geçenlerde Sayın Vahap Munyar bunu gazetesindeki köşesine ta­şıdı. Kendisinin de belirttiği gibi; 20 tane Merit olsa, 400 milyon dolar yapar ve Kıb­rıs’ın ekonomisine çok büyük bir katkı olur. Sayın Maliye Bakanımız ile bu konuyu gör­üştük. Niye 20 tane Merit yok? Neden yatı­rımcı Kıbrıs'a gitmiyor. Biz 2015 yılında nasıl 40 bin hedefini bulacağız? Bugün 20 binde­yiz. Yatırımcının desteklenmesi lazım. Çünkü otel dediğiniz şey kolay yapılmıyor. Taş taş üstüne konunca otel olmuyor. Bu­günün otelleri teknolojik bakımdan çok farklı. Mesela Merit Royal’de siz perdeye dokunmuyorsunuz, perde sizi algılıyor, ka­panıyor veya açılıyor. Bu otellerin yapımı hem ciddi para hem de ciddi emek.

Ali Çağatay; Kuzey Kıbrıs'ta referandum yapıldı. Biz evet dedik, Rumlar hayır dedi.

Reha Arar; Evet, referandum yapıldı, biz "evet" dedik, Rum tarafı “hayır" dedi. Evet diyen tarafın uluslararası hukuk nezdinde bir kazanılmış hakkı olması gerekiyor. Evet oyu verdiğimiz için Kuzey Kıbrıs'taki bütün izolasyonların kaldırılması gerekir. Enstrü­manlar ortaya konulurken Türk tarafı gör­

evini verdiği söze göre yapmıştır. Evet de­meyen taraf Rum tarafıdır. Burada Avrupa Birliği’nin güney tarafını alelacele çatısı al­tına alması haksızlıktır. Bu haksızlığın artık dünyanın gözü önünde süratle ön proto­kolle önlenmesi gerekir. Çünkü, bu ülkenin fabrikalar ülkesi olması mümkün değildir. “ Bu ülkenin turizm ve milli eğitim dışında sağlık turizmi dışında başka bir sektöre hiz­met vermesi de mümkün değildir. Bunları göz ardı edemeyiz.

Üniversitelerden kaynak sağlıyoruz. Ay­rıca üniversiteler her geçen gün güçleniyor, modernize oluyor. Özellikle son yıllarda üçüncü dünya ülkelerinden çok ciddi bir akış var. Üniversitelere gittiğiniz zaman bakı­yorsunuz her dinden, her dilden, her ırktan insan var.

Ali Çağatay; Siz aynı zamanda önemli bir gurmesiniz. Yeme içme konusunda da önemli girişimleriniz var..

Reha Arar; Biz mutfağın her yerinde varız. Konuklarımızı en özel lezzetlerle ağırlarken, yurt dışı tanıtımlarımızda kültürümüzün bir parçası olan yemeklerimizi taşıyoruz. Me­sela bu haftaki Amman'ta yapacağımız ta­nıtımda mönümüzün ana yemeğini hünkârbeğendi. Ottoman Kebab House adlı restoran zincirimizi de şimdi Lübnan'a ve Ürdün’e götürüyoruz. Orada birer tane res­toran açacağız, bizim otellerimizdeki resto­ranlar ile bire bir aynı olacaklar. Şuna inandık ki Ortadoğu bizim potansiyelimiz. Bizim bir şeyleri arayıp getirmemiz lazım. Çünkü Kıbrıs ve o ülkeler arasında çok büyük bir yakınlaşma, kültür birliği ve ortak bir tarih var. Zevkle geliyorlar çünkü tarih­leri Finikelilerden beri oradan geçmiş.

Ali Çağatay; Bu sezon beklentileriniz nedir. Nasıl bir sezon olacak?

Reha Arar; Geçen yıl 600-700 binleri bul­duk, bu sene ise milyonu bulamasak bile yaklaşacağız. Şu andaki gidişat çok iyi. Bu sene kış mevsimi de oldukça hareketli geçti. Ben eminim ki, Kuzey Kıbrıs turizmi bugün, Akdeniz’in en genç otelleri ve hizmetindeki başarısı ile artık kendinden söz ettiriyor. Lübnan’da billboardlarda Kıbrıs reklamlarını gördüğümde bunun mutluluğu bana yeti­yor. İlk üç aylık veriler %5,5 artış gösteriyor. Buna Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin verdiği süspansiyonların da çok büyük kat­kısı var. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçili- ği'nin bu konudaki katkıları da çok önemli.

Yukarı Çık