MERİT INTERNATIONAL HOTELS & RESORTS & CASINO

HABERLER → REHA ARAR BLOOMBERG HT'YE KUZEY KIBRIS TURİZMİNİ ANLATTI

KIBRIS VATAN GAZETESİ - 2014-04-17

Bloombeng HT’da Ali Çağatay’ın sunduğu Ana Haberler Bülteni'ne konuk olan Merit Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar, Kuzey Kıbns turizminden otel yatırımlarına, izolasyonlardan Orta­doğu pazarına yönelik faaliyetlerine kadar birçok konuyu aktardı

-Ali Çağatay; Kuzey Kıbrıs'ın en büyük yatırım grubusunuz. Toplam yatak kapasiteniz ve son odeliniz hakkında bilgi verir misiniz?

Reha Arar; Kıbrıs’taki en büyük turizm operasyonunu yönetiyoruz. Yatak kapasitemiz 2.500. En son yatırımımız bu hafta açılan Royal Premium oldu. Royal Premium, Merit Royal Hotel’in ikinci bloğu.

Merit Royal'e 14 yaşından büyüklerin almıyoruz. Bunun nedenini ise otelimizin daha çok casino içerikli olması ve otel misafirlerinin daha rahat edebilmesi. Ancak, Royal Pre­mium geniş alanlarıyla çocuk­ların arzulayabilecekleri her şeyi bünyesinde barındırıyor. Merit Royal, SPA’sı ve A’la Carte restaurantlarıyla iddialı olurken Royal Premium'da, daha çok fast fooda yönelik, çocukların mutlu olacakları bölümlerden oluşuyor. Havuz bakımından da farklılıklar var. Royal Premium'da çocuk havuzları bulunuyor. Otellerim­izin bünyesel özelliklerini de fark yaratarak tercihlerde alter­natif yarattık. Merit Royal Premium’un odalarının Merit Royal’den daha lüks ve daha geniş. 270 yataklı Merit Royal Premium’da toplam 150 oda bulunmaktadır.

- Ali Çağatay; Turizmde hep farklılıklar yaratıyorsunuz, ilk­leri yapıyorsunuz. Örneğin, bir misafirimize 1 oda, 3 anahtar veriyorsunuz.

Reha Arar; Galiba insanlar günün sıkıntısından ve stresin­den kurtulmak için otellerde buldukları mutlulukla pembe rengi arıyorlar. Kral dairenizi açtınız, beğendiniz. “Hadi ben şu deniz kenarında da bir kral­lık yapayım!" dediniz. Kendi­nize ait bir bungalovunuz var. Anahtarınız o kapıyı da açıyor. 3. anahtar ise, size özel olan SPA’nızın. Personeliniz sizi bekliyor. Bu şekilde 40’a yakın irili ufaklı kral dairelerimiz var. Kral dairelerimizde oda sayısı 2 ile 7 arasında değişiyor. Fiy­atları ise 1500-6000 € arasında değişkenlik gösteriyor. Bunların içinde o kadar gelişmişleri var ki, hizmetliler ayrı bir kapıdan giriyor, misafirler ayrı bir yerden geçiyor. Birbirlerini rahat­sız etmiyor, birbirlerini görmüyorlar, içten geçişli bir kral dairesi değil. Size hizmet verecek olan bir masöz sizi Türk hamamında bekliyor, hizmeti bitince ayrı bir kapıdan gidiyor. Gün geçtikçe konforun artışı insanları büyülüyor ve mutlu ediyor. Son zamanda Akdeniz çanağında yapılan otellere baktığınız zaman; bun­dan 10 yıl önce yapılan oteller­den oda genişlikleri bakımın­dan daha büyük, konforu ölçülemez derecede yüksek ve insanları daha fazla mutlu etm­eye yönelik olduklarını gözlem­liyoruz.

-Ali Çağatay; Otel yatırım­larınız devam ediyor. En son Mercure Otel'i satın aldınız. Kimden Aldınız?

Reha Arar; Mercure Hotel'i Hamdi Akın'dan aldık. Aslında satın almadık. Kiraladık, ismi Merit Park Hotel oldu. 600 yataklı otelimizi şu an yeniliy­oruz. Eskiden otelin talih oyun­ları salonunu işletiyorduk, şimdi tüm tesisi biz işletiyoruz.

-Ali Çağatay; Sizi bir yılda üçüncü kez konuk ediyoruz. Her seferinde THY'nin izolasy­onları aşacak en önemli kurum olduğunu belirtiyorsunuz. Ama bir değişiklik olmuyor. Size hiç bu konuyla ilgili dönüş olmuyor mu? Nedir bu durum?

Reha Arar; Ulaşım sıkıntısını aşmak için Adana üzerinden bir çalışma başlattık. Bir miktar başarılı oldu. Bizim için önemli olan birinci bölge: Tahran, Ürdün, Amman, Beyrut ve Bakü. İkinci önemli bölge ise: Almata, Tiflis, İtalya, Fransa, Taşkent. Oralardan da gelecek olan turistler Kuzey Kıbrıs’ın arka bahçesinin misafirleri ola­bilir. Çünkü bu ülkelerin Kuzey Kıbrıs gibi korunmuş doğası, tarihi ve gastronomisi ile bir arka bahçeleri yok. Özellikle vize rejimi konusunda Kıbrıs çok iyi bir enstrümandır. Biz kendi misafirimizi kendimiz ge­tirmek zorundayız. Bu kadar çok yatağın dolması gerek. Biz halka açık bir kuruluşuz, belli mecburiyetlerimiz var.

Kıbrıs'taki yatak kapasiteleri içindeki yerimiz %20. Eğer ulaşımı çözmezsek çok sıkıntı olur. Ulaşım ya anlaşma yoluyla çözülür ya da bir ara çözüme gidilmesi adına iyi niyet göstergesi olarak belli bir şeyler verilir. Karşılığında da Ercan Havalimanı uluslar arası trafiğe açınılabilir. Önce müza­kerecilerin bu konuya has­sasiyet göstermesi gerekiyor. Çünkü bugün bizim can damarımız Ercan Havali- manı’nın uluslararası trafiğe açılmasıdır. Bunu çözdüğümüz anda Kıbrıs turizmi kanatlanır, bugün ki durumunun çok üstüne çıkar. Bunda da THY’ye büyük görev düşüyor. Çok başarılı bir havayolu şirketi olan THY, bu konuya eğilirse sorunlar ortadan kalkar. Maale­sef şu ana kadar bu konuda olumlu bir dönüş alamadık.

- Ali Çağatay; Ortadoğu pazarına yatırımlar yaptığınızı biliyoruz. Ürdün ’e gittiğiniz, yarın da Amman’a gide­ceksiniz. Nedir oradaki yatırım­larınız?

Reha Arar; Ortadoğu'da çok ciddi bir tanıtım kampanyasına girdik. Bugün Beyrut Havali- manı'ndan şehre girerken Merit Royal sizi karşılıyor. Oradaki basın organlarında, medyada çok ciddi çalışmalar yaptık. Önemli yatırımlar yaptık, ilanlar verdik, ülkenin yüksek tirajlı gazeteleri bizimle röportaj yap­tılar. Çalışmalarımız meyvelerini verdi. Merit’in bugün Beyrut’ta, çok ciddi bir tanınırlığı var. Mesela, bu hafta sonu 525 tane misafir bir Lüb­nanlı sanatçıyı dinlemek için Merit Royal’e geldi. Merit Crys- tal Cove’a geldi, Merit Parka geldi. Merit Crystal Cove'un kongre merkezinde 4 saat o sanatçıyı dinlediler, kendi ülkelerinde dinlemesi zor olan

bir sanatçıyı biz Crystal Cove’a getirdik. Fun üyelerinin hepsi de geldi. Şu an Ürdün ve Am­man’dayız. Yarın akşam Am­man'da büyük bir davet veriyoruz. Merit Royal’in filmini seyrettireceğiz, misafirlerimize Türk yemeklerini tattıracağız. Merit Royal’in aşçıları Amman’a gitti, 3 gündür çalışıyorlar. Türk yemeklerini tanıtacağız. Bizim birinci göre­vimiz Kıbrıs’ı tanıtmak, ikinci görevimiz Merit Otelleri’ni tanıt­mak. Aksi takdirde Kıbrıs’ta tur­izm yapmak zor. Bahrein, Kuveyt ve Katar’da çalış­malarımız var.

- Ali Çağatay; Kuzey Kıbrıs’ın kalkınması için turizme dayalı bir ekonominin güçlenmesi gerekir. Neler yapılabilir?

Reha Arar; Merit 20 milyon dolar vergi ödemiş Kıbrıs’ta. Geçenlerde Sayın Vahap Mun- yar bunu gazetesindeki köşe­sine taşıdı. Kendisinin de belirttiği gibi; 20 tane Merit olsa, 400 milyon dolar yapar ve Kıbrıs’ın ekonomisine çok büyük bir katkı olur. Sayın Maliye Bakanımız ile bu konuyu görüştük. Niye 20 tane Merit yok? Neden yatırımcı Kıbrıs’a gitmiyor. Biz 2015 yılında nasıl 40 bin hedefini bu­lacağız? Bugün 20 bindeyiz. Yatırımcının desteklenmesi lazım. Çünkü otel dediğiniz şey kolay yapılmıyor. Taş taş üstüne konunca otel olmuyor. Bugünün otelleri teknolojik bakımdan çok farklı. Mesela Merit Royal’de siz perdeye dokunmuyorsunuz, perde sizi algılıyor, kapanıyor veya açılıyor. Bu otellerin yapımı hem ciddi para hem de ciddi emek.

- Ali Çağatay; Kuzey Kıbrıs’ta referandum yapıldı. Biz evet dedik, Rumlar hayır dedi.

Reha Arar; Evet, referan­dum yapıldı, biz “evet” dedik, Rum tarafı “hayır” dedi. Evet diyen tarafın uluslararası hukuk nezdinde bir kazanılmış hakkı olması gerekiyor. Evet oyu verdiğimiz için Kuzey Kıbrıs’taki bütün izolasyonların kaldırılması gerekir. Enstrü­manlar ortaya konulurken Türk tarafı görevini verdiği söze göre yapmıştır. Evet demeyen taraf Rum tarafıdır. Burada Avrupa Birliği’nin güney tarafını alelacele çatısı altına alması haksızlıktır. Bu haksızlığın artık dünyanın gözü önünde süratle ön protokolle önlenmesi gerekir. Çünkü, bu ülkenin fab­rikalar ülkesi olması mümkün değildir. Bu ülkenin turizm ve milli eğitim dışında sağlık tur­izmi dışında başka bir sektöre hizmet vermesi de mümkün değildir. Bunları göz ardı ede­meyiz.

Üniversitelerden kaynak sağlıyoruz. Ayrıca üniversiteler her geçen gün güçleniyor, modernize oluyor. Özellikle son yıllarda üçüncü dünya ülkelerinden çok ciddi bir akış var. Üniversitelere gittiğiniz zaman bakıyorsunuz her din­den, her dilden, her ırktan insan var.

-Ali Çağatay; Siz aynı za­manda önemli bir gurmesiniz. Yeme içme konusunda da önemli girişimleriniz var..

Reha Arar; Biz mutfağın her yerinde varız. Konuklarımızı en özel lezzetlerle ağırlarken, yurt dışı tanıtımlarımızda kültürümüzün bir parçası olan yemeklerimizi taşıyoruz.

Mesela bu haftaki Amman’ta yapacağımız tanıtımda mönümüzün ana yemeğini hünkârbeğendi. Ottoman Kebab House adlı restoran zin­cirimizi de şimdi Lübnan’a ve Ürdün'e götürüyoruz. Orada birer tane restoran açacağız, bizim otellerimizdeki restoran­lar ile bire bir aynı olacaklar. Şuna inandık ki Ortadoğu bizim potansiyelimiz. Bizim bir şeyleri arayıp getirmemiz lazım. Çünkü Kıbrıs ve o ülkeler arasında çok büyük bir yakınlaşma, kültür birliği ve ortak bir tarih var. Zevkle geliy­orlar çünkü tarihleri Finikeliler- den beri oradan geçmiş.

Ali Çağatay; Bu sezon bek­lentileriniz nedir. Nasıl bir sezon olacak.

Reha Arar; Geçen yıl 600- 700 binleri bulduk, bu sene ise milyonu bulamasak bile yak­laşacağız. Şu andaki gidişat çok iyi. Bu sene kış mevsimi de oldukça hareketli geçti. Ben eminim ki, Kuzey Kıbrıs turizmi bugün, Akdeniz'in en genç otelleri ve hizmetindeki başarısı ile artık kendinden söz ettiriyor. Lübnan’da billboard- larda Kıbrıs reklamlarını gördüğümde bunun mutluluğu bana yetiyor, ilk üç aylık veriler %5,5 artış gösteriyor. Buna Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin verdiği süspan­siyonların da çok büyük katkısı var. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin bu konudaki katkıları da çok önemli.

Yukarı Çık